Sosyal Bilimlerde Yüksek Lisans ve Doktora Tez Yazımına Yönelik Tavsiyeler

Bu yazıda sizleri Yüksek Lisans ve Doktora tez yazımına yönelik içerikler karşılayacaktır. Doktora Tezi veya Yüksek Lisans tezi nasıl yazılır?  Litaratür taraması nasıl yapılır? Tezin sonuç bölümü nasıl olmalı? Tezin yöntemi nasıl olmalı? Tez yazarken nelere dikkat edilmesi gerekiyor. Ve daha fazla soruya yanıt bulacağınız bir makale. Tez yazım sürecine dair uzmanından tavsiyeler..
Yüksek Lisans ve Doktora Tez Yazımı

Bu Yazının İçindekiler Listesi 

Sosyal Bilimlerde Yüksek Lisans ve Doktora Tez Yazımına Yönelik Nadide Tavsiyeler

Dr. Seçkin Barış Gülmez

Bu yazı Seçkin Barış Gülmez hocanın twitter’da paylaştıklarının Parlak Jurnal sitesi tarafından derlenmesi ile oluşturulmuştur. Seçkin Barış Gülmez Hocaya böyle bilgileri bizlere sunduğu için teşekkür ediyor bunun yanısıra Parlak Jurnal sitesine’de bu işte ön ayak olduğu için minnettar olduğumuzu bildiriyoruz.

Bu yazının pdf haline ulaşmak isteyenler için: Sosyal Bilimlerde Yüksek Lisans ve Doktora Tez Yazımına Yönelik Nadide Tavsiyeler

Not: Akademik araçlar, yöntemler ve ipuçları hakkında paylaştığım yazıların mail adresinize ücretsiz olarak gelmesini istiyorsanız;

Link: https://forms.gle/BW84XNpLLAhqGGjB6

Bu form’a mail adresinizi yazabilirsiniz. Yazılarımı beğenmediğiniz taktirde ise mail aboneliğinden çıkabiliyorsunuz.

Araştırma Sorusu ve Vaka Seçimi

Öncelikle analitik bir araştırma sorusuna ihtiyacınız var. Sorunun önceden yanıtını bilmemeniz gerekir. Neden, nasıl, ne derece gibi sorular iyidir. Sorunuza alternatif yanıtlar yani hipotezler üretip tezinizde bunları test etmeniz gerekir.

Sorunuzu belirlerken konunuzu daraltmış da olursunuz. Hangi konu, vaka(lar) ve zaman aralığına odaklanacağınızı sorunuzla belirleyebilirsiniz. En sağlam sorular bir puzzle / sorunsal ortaya koyan sorulardır. Bunun için bir ön literatür vs. çalışması bile gerekebilir.

Örneğin, 1939’larda dünya siyasetindeki popüler pratik güç kullanımı ve tek taraflılık iken Türkiye sorunlarını neden çok taraflı diplomasiyle çözmekte ısrarcı olmuştur? 2017 yılında yayımlanan makalemin sorusu buydu. Bir puzzle ortaya koyuyor.

En sağlam sorular bir puzzle / sorunsal ortaya koyan sorulardır.

Literatürdeki ana görüşün aksine bir trend var. Bu da bir puzzledır. 2018 makalemizde Türkiye ve Büyük Britanya’nın ortak bir düşman algısı olmamasına rağmen neden 1930’larda ortaklık kurabildiklerini sormuştuk. Çünkü ittifak kurma literatüründe ortak düşman önkoşulu vardır.

Başka örnek soru: Türkiye dijital diplomasiyi ne derece etkin kullanmaktadır? Araştırma yaptınız ve Türkiye’nin etkili olmadığını gördünüz. O zaman asıl sorumuz: Türkiye’nin dijital diplomasi etkinliği neden sınırlı kalmaktadır? Özellikle doktora tezlerinden böyle bir puzzle beklenir.

Vaka seçerken de iki genel yöntem vardır. İlki, most similar systems design (en çok benzeyen vakalar) ve most different systems design (en çok farklılaşan vakalar). Bunlar, puzzlenızı oluşturmanıza da yardımcı olur.

İlkinde, birbirine (ekonomi, rejim, tarih, coğrafya, politika vs..) çok benzeyen iki vakanın sizin konunuz özelinde neden birbirinden farklı davrandığını araştırabilirsiniz. Mesela Korona konusunda Güney Kore ve Japonya’nın neden farklı bir dış siyaset benimsediği gibi.

İkincisinde ise birbirine hiç benzemeyen iki vakanın sizin konunuzda neden benzer siyaset izlediğini araştırırsınız. Türkiye ile Çin’in X konusunda neden benzer adımlar atması gibi. Karşılaştırmalı çalışmak iyidir.

Ayrıca tek vaka seçmek isterseniz sorunuzu least likely case ya da most likely case’e göre belirleyebilirsiniz. Seçeceğiniz vaka “siyah kuğu” yani “critical case” olur. Yani, Millet gider Mersin’e bu vaka gider tersine durumu.

Most likely case’de seçtiğin vakanın Mersin’e gitmesini beklersin ama tersine gider. Türkiye’nin 1930’lu yıllardaki dış politikası gibi. Least likely case’de ise vakanın tersine gitmesini beklerken Mersin’e gider. Vaka seçiminizi bu puzzlelar üzerinden yapmanızı tavsiye ederim.

Tezin Giriş Bölümü

Bir tezin bence en önemli kısmı giriş bölümüdür. Jüri üyesi olarak tezleri okurken en çok beklenti içine girdiğim kısımdır giriş. Bunun iki temel nedeni var: Tanıtım ve justification. Giriş bölümü tezinizi tanıtır ve neyi neden yaptığınıza dair yanıtları barındırır.

Tez giriş bölümünde olmazsa olmazlar:

1- Giriş bölümüne Araştırma sorunuzla başlarsınız; sonra tezin amacını, konunuzu, vaka(larınızı), seçtiğiniz zaman aralığını ve varsa teorik ve yöntemsel yaklaşımınızı açıklarsınız. Bu tanıtımdır.

2- Sonra justification için şu soruları yanıtlarsınız: Bu konu neden önemli, neden bu vakalar, neden bu zaman aralığı, neden bu teori veya yöntem.

3- Araştırma sorunuza yönelik hipotezlerinizi sıralarsınız ve tez boyunca bu hipotezleri nasıl test edeceğinizi vurgularsınız.

4- Girişte başka bir olmazsa olmaz, teziniz akademik literatüre nasıl bir katkı sağlamayı amaçlıyor, onu açıklamaktır. Ampirik katkı olabilir, yani daha önce ayrı ayrı incelenen iki konuyu beraber incelersiniz.

Justification’ınız pragmatik değil, analitik olmalı. Yani yine literatüre ve genel gelişmelere atıfta bulunarak justification’larımzı yapmalısınız. Çünkü bu konuyu çok seviyorum ya da danışmanım öyle istedi gibi bir justilîcation’dan kaçınınız

Daha önce ayrı ayrı incelenen iki konuyu beraber incelersiniz demiştik. Örneğin, Self-determinasyon ve Kamu Diplomasisi daha önce beraber pek çalışılmamıştır. Siz self determinasyon hareketlerinin nasıl kamu diplomasisi kullandığına odaklanarak böyle bir boşluk doldurursunuz.

Örnek için tez öğrencim Eda ile yakın zamanda yayınladığımız “Self-determinasyon hareketlerinde kamu diplomasisinin rolü: Katalonya örneği” başlıklı makaleyi inceleyebilirsiniz.

Ya da daha önce incelenmemiş vakaları karşılaştırmalı çalışırsınız. Burada öğrencileri yanıltan bir durum var. Tez konunuz hakkında daha önce tez yazılmamış olması tezinizi özgün kılmaz. Daha önce sizin yapmak istediğiniz işi yapmış yayınlar var mı asıl ona bakmalısınız. Sizin konunuz daha önce çalışılmış ve üstüne tezler, yayınlar yapılmış olabilir ama sizin argümanınızı birebir söyleyen yayın/tez olamaz. Böyle bir şey varsa, sizin teziniz o argümanı aynı şekilde savunamaz. İllaki farklı bir şey söylemelisiniz ki teziniz özgün olsun.

Farklı disiplinden bir teorik yaklaşımı kendi disiplininize bir vaka üzerinden uyarlarsanız da literatüre katkı sağlamış olursunuz. Didem’in doktora tezi, eğitim sosyoloğu John Meyer’in Dünya Toplumu teorisini uluslararası ilişkilere adapte edip Türkiye-AB ilişkilerine uyarlamıştı.

Teorik bir katkı verebilirsiniz. Bir teorinin argümanlarını geliştirebilirsiniz (theory refinement) ya da yeni bir kavramsal çerçeve ortaya atarsınız.

5-Son olarak, tezinizin sonraki bölümlerini tek tek tanıtırsınız.

Giriş bölümünde bu sıraladığım maddeler hem Yüksek Lisans hem de Doktora tezlerinde olmalı. En azından tanıtım ve justification her ikisinde de sabit olmalı.

Girişte ne yapmamalısınız? Uzun uzun tarihsel bağlamı anlatıp konuya ve soruya bir türlü girememek mesela. Çok yapılan bir hatadır. Öğrenci illa ki bir bağlam ekleyeyim refleksiyle dünya bir toz bulutuydudan başlar, ama aslında biz jüri olarak o kısımları okumadan atlarız. Doğrudan sorunuza ve konunuza odaklanmak isterim giriş bölümünüzü okurken. O yüzden naçizane tavsiyem, başlarken hiç lafı dolandırmadan “Bu çalışma şu soruyu yanıtlamayı amaçlamaktadır” diye başlayıverin.

Giriş kaç sayfa olmalı? Çok uzun ya da çok kısa olmamalı. 8-10 sayfada yukarı anlatılanlan sığdırabilirsiniz.

Girişi ne zaman yazmalı? Bence girişi en son yazmalısınız. Girişte tezi tanıtacağınızdan, bitmiş bir eseri tanıtmak en etkilisi. Dolayısıyla tez bittikten sonra girişi yazmak en mantıklısı olur. İlk önce yazarsanız, tez bittikten sonra girişi tekrar yazmak zorunda kalabilirsiniz.

Literatür Taraması

Araştırma sorunuzu belirlediniz. Örneğin, sorunuz “Çok benzer dış politika anlayışına sahip olmalarına rağmen neden Danimarka Dijital Diplomaside ön plana çıkarken, İsveç geri planda kalmaktadır?”

Şimdi bu ve benzeri sorulara akademik literatürde nasıl yanıtlar verilmiş (verilmiş mi?) ona bakmalısınız. Taramayı en genelden en özele doğru alt başlıklara ayırmanızı tavsiye ederim.

Sorumuza yönelik şu şekilde olabilir:

1. Dijital diplomasi üzerine teorik çalışmalar

2. Dijital diplomasinin başarısı/etkisini belirleyen faktörler,

3. Dijital diplomasi üzerine ampirik çalışmalar (hangi ülkelere odaklanılmış)

4. Danimarka ve İsveç özelinde dijital diplomasi literatürü (tek tek ve karşılaştırmalı hangi çalışmalar var).

5. Eğer teorik bir yaklaşım kullanacaksanız o zaman literatüre, DK, SE ve diğer DD vakaları hangi teoriler kullanılarak çalışılmış bunu da araştırıp literatür taramasına ekleyebilirsiniz.

Buradaki amaç, sizin kullanmayı düşündüğünüz teori, bu vakalarda kullanılmış mı, evetse nasıl, onu tespit etmek. Unutmayın, tez yazmanın amacı yazılmamış olanı yazmak o yüzden literatür taramasının asıl hedefi konunuzla ilgili ne nasıl yazılmış/yazılmamış, neler eksik kalmış onu belirlemek ve teziniz için bir meşruiyet zemini oluşturmaktır. Literatürü alıcı gözle okuyun, nereden bir eksik yakalarım da eleştirebilirim onu düşünün okurken, ciddiyim. Literatür taramasının olabildikçe eleştirel olması makbuldür.

Literatür taramasına nasıl başlarım? Yukarıda da vermiş olduğum genelden özele literatür taramasının alt başlıklarını belirler ve her bir başlık altına bulabildiğim tüm kaynakları eklerim. Böyle en az 100 kaynaklı bir liste yaparım ve hocamla paylaşırım. İleriki süreçte yeni yayınlar bulursam onları da eklerim.

Sonra da beni en motive eden alt başlıktan okumaya ve yazmaya başlarım. Literatür taraması yazım süreci nasıl işler? Ben yüksek lisans ve doktorada da aynısını uyguluyorum. Her alt kısım için öğrencilere yaklaşık 1- 1.5 ay veririm. İlk tecrübeler için bu süre 2 aya da çıkabilir.

Sonra da yazılı/sözlü feedback verip düzeltmeler için 7-15 günlük yeni tarih koyarım. Bu şekilde devam eder. Yüksek lisans için literatür taraması yazımı tahmini 5-6 ay sürebilir. Doktorada bu süreç bir yılı bulabilir.

Doktora çok daha uzun bir program olduğundan tezin sonuna doğru literatür taramanıza tekrar göz atıp güncelleştirmenizi tavsiye ederim. İngiltere’de doktoranın ilk yılı literatür taraması ile geçer. 4. yıl tezi bitirirken adeta literatür taramasını tekrardan yazarsınız çünkü aradaki 3 yılda yazılanları da eklemeniz gerekir.

Literatür taraması kaç sayfa olmalı? Standartı yok bu işin ama benim tavsiyem yüksek lisans tezlerinde 50 sayfa kadar olmasıdır. Zaten yüksek lisans tezinin en büyük özelliği iyi bir literatür taramasıdır, o yüzden yer kaplar. Doktorada daha uzun/kısa olabilir.

Unutmayın. Literatür taraması yazmamızın amacı, konunuz ve sorunuz hakkında neler yazılmış, nelere odaklanılmış ve neler eksik kalmış onun fotoğrafım çekmek. Ki bu sayede tezimizde eksik kalan yerleri doldurabilelim. O yüzden literatürü eleştirmekten korkmayın. Ben kimim ki demeyin lütfen.

Son olarak, bu süreçte danışmanınızı desteğe zorlayın. Net bir zaman çizelgesi ve iş planı hazırlayın beraber. Size rehberlik yapmak danışmanınızın resmi GÖREVİ. Gerekirse daha ilgili bir danışmana geçin. Böyle bir hakkınız var.

Tezin Teorik Bölümü

Literatür taraması bitti, şimdi yol ayrımındasınız. Eğer teori kullanacaksanız o zaman bir teorik çerçeve bölümüne ihtiyaç var. Bugünkü konumuz şu olsun: Rusya ve ABD’nin son dönemdeki Suriye politikalarının rol teorisi üzerinden karşılaştırmalı incelenmesi.

Bu durumda, Rol teorisiyle ilgili bir teori bölümü yazmalısınız. Literatür taramasına benzer şekilde genelden özele doğru gidebilirsiniz:

1. Teorinin ana tartışmaları

2. Vaka uygulamaları

3. Rusya ve ABD ’ye tek tek ya da karşılaştırmalı uyarlamalar

4. Suriye örneğine odaklanan ve en özelde Rusya ve ABD’nin Suriye siyasetlerine odaklanan rol teorisi çalışmaları gibi.

Literatür taramasına benziyor ama o teori özelinde yazıyorsunuz. Teorinin nasıl uygulandığı da çok önemli. Hangi kavramlar nasıl kullanılmış, Literatür sizi yönlendirecektir.

Teoriyi tezinizde genel olarak iki şekilde kullanabilirsiniz. Verili bir teoriyi kendi vakalarınızda test edersiniz. Yani X teorisiyle vakalarınız nasıl açıklanıyor onu gösterirsiniz. Daha önce o teori sizin vakalarınıza hiç uygulanmamışsa, yapacağınız çalışma orijinaldir.

İkinci olarak, teori üretebilirsiniz ki bu çok sık yapılabilen bir şey değil, keşke yapılsa. Benim harcım olmadı henüz. Teori üretmek kadar zor olmasa da, bence çok değerli olan başka bir yöntem, kavramsal modelleme yapmaktır. Belli bir uluslararası ilişkiler teorisini kullanmayanlar için candır.

Hipotezlerinizi test etmeyi kolaylaştıracak ve tezinizin açıklama gücünü artıracak kavramsal bir çerçeve geliştirebilirsiniz. 2019 makalemde benzer bir modelleme yapıp, diplomatların dış politikaya nasıl etki edebileceğinin teorik çerçevesini çizmiştim.

Burada önemli olan sizin çerçeve/modellemenizin başka vakalara da uygulanabilirliğidir. Makalemde tarihsel bir vaka kullanmıştım ama başka vakalarda da çerçevemin açıklayıcı olduğunu göstermek için günümüzden örnekler de kullanmıştım sonuç kısmında. Daha doğrusu derginin hakemi benden böyle bir şey yapmamı istemişti. Hakkını teslim edeyim sevgili hakemin. Bu sayede modelinizin açıklama gücünü artırıp, ana argümanınızı daha güvenilir kılarsınız.

Teoriler bizim ampirik dünyayı daha sistematik bir şekilde anlamamızı ve/veya açıklamamızı sağlar. Peki, teoriyi kullanıp vakaları nasıl analiz ederim? Teorinin ana sınıflandırmalarını, ana kavramlarını ve argümanlannı kullanın, bu şekilde yazılmış makaleleri rehber alın.

Örneğin, Neoklasik Realizm’in 3 imgesini kullanarak 3 analiz seviyesi üzerinden ABD’nin Suriye konusunda Türkiye’ye neden güçlü yanıt veremediğini yazdık son çalışmamızda.

Burada hem teorinin ana kavramlarından “under-balancing”’i kullandık, hem de neoklasik realizmin odaklandığı Lider faktörü (1. imge) hem de dışişleri bürokrasisini (2.imge) mercek altına aldık. Teorinin baktığı farklı analiz seviyelerinden bir Türkiye-ABD ilişkileri okuması yaptık bu sayede.

Teori iyidir. Tezinize güç katar. Özellikle doktora tezleri için bence çok önemli bir unsurdur teorik çerçeve. Tabii bunu pratikle birleştirmeniz, yani bir veri toplama ve analiz yöntemi benimsemeniz gerekir.

Ek olarak: Her tezin illa Uluslararası İlişkiler teorisi kullanmasına gerek yok. Teorisiz de çok güzel tezler çıkabilir. Akademik katkınız netse, teziniz sağlamdır. Önemli olan tez bitince jürinin “so what” sorusuna doyurucu yanıtlar vermeniz. Teorisiz çok iyi YL/doktora tezleri gördüm. Korkmayın.

Tezin Yöntemi

Doktorada mutlaka bir yöntem bölümüne ihtiyaç vardır, çünkü orijinal bir akademik çalışma için orijinal veri ve analiz hayatidir. Eğer özgün bir veri toplama ya da analiz tekniği kullanmıyorsanız, yüksek lisans tezlerinde bence yöntem bölümü zorunlu değil ama en azından giriş bölümünüzde birkaç paragraf hangi yöntemi nasıl ve neden kullandığınızı (mesela hangi gazeteler, demeçler, veri setleri vs.) ve nedenini yazmalısınız, yoksa jüride yazdırtırlar.

İtiraf edeyim, kapsamlı bir literatür tezi yazan ve argümanını olabildiğince ampirik verilerle destekleyebilen yüksek lisans tezleri benim için geçer değerdedir. Lakin, aday akademik bir kariyer hedefliyorsa, ve bunu gerçekten istiyorsa, o zaman bence daha çok emek harcamalı ve yöntem kullanıp orijinal veri toplayarak orijinal bir tez ortaya çıkarmalıdır. Bu tarz yüksek lisans tezleri öğrenciyi çok üst seviyelere çıkarır; hatta öğrenci, tezinden sağlam yayın(lar) çıkarıp ilerisi için burs/proje vs. bile kazanabilir.

Kendi hikayemden örnek vereyim ama lütfen bunu kendimi övüyorum şeklinde düşünmeyin. ODTÜ Uluslararası İlişkiler bölümünde çok değerli Necati Polat Hocamın danışmanlığında 2006’da yazdığım yüksek lisans tezinin (ki bence çok leş bir tezdi) bence en güzel tarafı, TBMM’de 102 milletvekiline TDP üzerine anket ve mülakat yapmamdı. 6 ay boyunca milletvekillerinin kapısını aşındırdım. Anketleri doldurmayanlardan izin alıp kendileriyle mülakat yaptım.

Tezimin AB ile ilgili kısmını 2008’de Turkish Studies dergisinde yayınlatmayı basardım, çünkü dergi hakemleri, her ne kadar yazımı primitif de bulsalar, orijinal veri topladığım için major revision’dan sonra yayına değer bulmuşlardı.

Bu yayınımın Londra Üniversitesi’nden doktora bursu almamı kolaylaştırdığını rahatlıkla söyleyebilirim. “Daha Yüksek Lisans öğrencisi ama SSCI yayın yapmış” dediler ve burs verdiler. O yüzden yüksek lisans tezi yazanlar, lütfen bu yöntem işini uzun vadeli kariyer yatırımı olarak görün ve ciddiye alın.

Yöntem bölümünün yazılmasındaki temel amaç, araştırma sorunuza en açıklayıcı ve özgün yanıtı verebilmek için orijinal verilere nasıl ulaştığınızı ve o verileri nasıl analiz ettiğinizi detaylarıyla ortaya koymaktır. Bu sayede tezinizde, literatür taramasının ötesine geçip kendi verilerinizle orijinal bir analiz yapma kapasitesine ulaşırsınız. Yani, akademik literatür ne demiş, neyi eksik bırakmış, literatür taraması ile onu tespit etmek hayati ama yeterli değil. O eksikliğin doldurulması için siz nasıl bir yol izleyeceksiniz, yöntem bölümü bu yanıtı vermenizi sağlar.

Yöntem bölümünde neler olmalı? Bence üç aşamalı olabilir:

1. Nasıl bir çalışma yapıyorsunuz (single-N/tek vaka analizi, large-N/çok vakalı, ikili karşılaştırma vs) onu neden nasılıyla ve metod literatürüne atıfla ortaya koyarsınız.

2. Nasıl bir veri toplama tekniği kullandınız (mülakat, anket, veri seti, arşiv, basın, etnoğrafik gözlem, deney, belge analizi) onu ayrıntılarıyla tartışırsınız.

3. Nasıl bir analiz tekniği kullandınız (söylem, içerik analizi, kalitatif, kantitatif vs) detaylandırırsınız.

Yöntem bölümünüz, teknik anlamda, tezinizi yazarken yaptığınız birçok seçimin nedenini ve nasılını açıklamak için yani gerekçelendirmek (justification) için vardır. Yaptım ama bir sor neden ve nasıl yaptım diyoruz yani. Örneğin, vaka çalışması (case study) yapacaksınız; veri toplamak için mülakat yöntemini, analiz için de eleştirel söylem analizini seçtiniz. Her kısmı yazarken, bunları neden seçtiğinizi, bu yöntemlerin neden önemli olduğunu (avantajları-dezavantajları), çalışmanızı nasıl ileriye taşıyacağını, sınırlılıklarını ve etik meseleleri, ilgili akademik literatüre atıf yaparak, etraflıca açıklamalısınız. Örneğin, mülakat yaptınız. Şu bilgiler mutlaka yöntem bölümünde bulunmalı: 1-Hedef kitle kim, 2-kaç kişi, 3-Hangi sorular soruldu, sorular neye göre (hangi ampirik konular baz alınarak) seçildi, nasıl kodlandı (hangi soruyla hangi hipotez test edildi), 4-Mülakat nasıl uygulandı. İlk önce pilot uygulama yapıp sorularınızın anlaşılırlığını, mülakatın süresini vs önceden tespit ediniz. 5-Hangi zaman aralığında mülakatlar tamamlandı, uygulamada ne gibi zorluklar/sınırlılıklar/etik sorunlar yaşandı (ses kayıt cihazı yasaktı not almak zorunda kaldınız, “gatekeepers/eşikbekçileri” güvenlik görevlileri ve sekreterler size zorluk çıkardı, hedef kişi mülakatta sürekli konuyu dağıttı, memur olduğundan resmi söylem dışına çıkmaktan kaçındı, mülakat yaptığım kişi beni tanıyordu o yüzden önyargılı yanıtlar vermiş olabilir vs...).

Bir de mülakat yapılanlara bir “informed consent” belgesi imzalatmanız gerekir ki, mülakat sonuçlarını yayınladıktan sonra size dava açamasınlar. Hatta orijinal veri toplayacak olanlar: sorularını okulunuzun etik kuruluna sunup onay  almak zorundasınız, unutmayın sakın.

Tezimizde birden fazla yöntem seçebilir miyiz? Tabii ki. Çok da iyi olur. Nitel ve nicel yöntemleri beraber de kullanabilirsiniz. Mixed methodology, yani karma metodoloji. ABD’de bir ara çok popülerdi.

Bir ana yöntem belirleyip oradan edindiğiniz verilerin güvenilirliği kontrol etmek için başka bir yöntem daha kullanabilirsiniz. Yani toplanan verilerin sağlamasını başka verilerle yapıyorsunuz. Buna triangulation ya da üç sütunlu araştırma stratejisi diyebiliriz.

Eşim Didem Buhari Gülmez doktora tezinde bu stratejiyi benimseyerek resmi belgelerin analizine ek olarak AB Uyum Komisyonu üyesi olan milletvekillerine mülakat, kamu ve özel sektörde AB uzmanı titriyle çalışanlara da anket çalışması yapıp sonuçları karşılaştırmıştı.

Bu makalede önemli bir triangulation tekniği olarak kullanılan EAR instrument anlatılıyor: E(go)-A(lter)-R(esearcher). Ego-ana hedef kitlemiz (siyasetçi, lider vs), Alter-ikincil kitle (uzman, gazeteci, halk vs). Researcher da biziz. Ego’dan aldığımız yanıtları Alter’e sorabilir, sonra bu yanıtları kendi süzgecimizden geçirebiliriz EAR’a göre.

Bu arada topladığınız verilerin sonuçlarını yöntem bölümünde tartışmayın! Ampirik bölümlerde ve tezinizin sonuç bölümünde detaylı tartışın. Yöntem bölümü neyi nasıl neden yaptık ile ilgili olmalı. Sonuçlarınızı ve analizlerinizi içermese iyi olur. Çünkü onlarla Diabloyu kesecez.

Analiz yöntemi olarak Eleştirel Söylem Analizini (ESA) seçtiniz diyelim. Yöntem bölümünüzde, neden ESA’yı seçtiğinize ek olarak, ESA’nın amacı, uygulanışı, literatürdeki uygulamaları, sınırlılıkları vs. mutlaka belirtin. Özellikle tezinizin sonuç bölümünde analizinizi yaparken ESA’nın temel analiz stratejilerinin (nomination, predication, argumentation vs.) gösterdiği çerçevede analiz yapmaya özen gösterin.

Yeni başlayanlar için Londra’dan hocalarımızın yazdığı bu kitaba göz atmanızı öneririm. Hangi yöntem neden önemli ve yöntem bölümü nasıl olmalıya kadar temel şeyler bulabilirsiniz. Eşimle bu kitabın egzersizlerini hazırlamıştık. Bu arada Libgen candır:)

Ayrıca vaka çalışması hakkında bu makaleyi tekrar vurgulayayım. Bu tarz çalışmaları mutlaka tezinizin yöntem bölümünde tartışın.

(Eleştirel) Söylem Analizi meraklıları için: çok değerli hocalarım Senem Aydın-Düzgit ve Bahar Rumelili’nin makalesini mutlaka okuyun. ESA’yı Senem Hocamdan öğrendim. Hocalarımın diğer çalışmalarını da mutlaka okuyup tezinizde kullanın.

Son olarak meraklısı için kendi doktora tezime erişim için Google’a “understanding the euroscepticism in turkish politics royal holloway” yazın. Göreceğiniz üzere Yöntem Bölümü 20 sayfa kadar. Yani öyle dünyaları yazmanız gerekmiyor.

Tezin Sonuç Bölümü

Sonuç bölümü, tezinizin araştırma sorusuna etkin bir yanıt vermeyi ve hatta onun ötesine geçmeyi amaçlar. O yüzden sonuç kısmını sindirerek yazın. Önceki bölümlere tekrar göz atın, temel bulgularınızı ve orijinal örneklerinizi not alın, bir şey atlamayın.

Birçok öğrencide gözlenen eğilim (zamanında ben de yaptım), ödev ve tezlerinin sonuç kısmını hızlıca çalakalem yazmaktır. Uzun süre tezin başında yıpranan öğrenci, sonuç kısmına geldiğinde teze yönelik motivasyonunu kaybetmiş, hatta tezinden bıkma noktasına gelmiş olabilir. Bu yüzden sonuç kısmını hızlıca aradan çıkarma güdüsüne kapılabilir. Bir an önce bitsin kurtulayım diyorsunuz değil mi? Öyle değil işte o iş. Çünkü jüriler, tezin ikna ediciliğini sonuç bölümüne bakarak denetler. Bu yüzden jüriler sonuç kısmını daima alıcı gözle okur.

Önceki bölümleri nakış gibi dokuyup sonuç bölümünde hayal kırıklığı yaratan çok tez gördüm. Sonuç bölümünüz sağlam değilse, tezinizi ikna edici bir şekilde anlatamamışsınız demektir. Ne kadar iyi bir tez yazarsanız yazın, sonuç kısmını boşlarsanız, jüri de sizi boşlar.

Tezinizin sonuç bölümüne nasıl başlarsınız? Polemiğe girmeden doğrudan şöyle başlayın derim: “Bu çalışma şu soruya geçerli bir yanıt aramıştır. Literatürde halihazırda bu soruya yönelik X sayıda yanıt bulunmaktadır. Lakin bu yanıtların konuyu açıklama gücü şu nedenlerden dolayı eksik kalmaktadır. Literatür şunları göz ardı etmektedir. ilgili açığı

“Sonuç bölümünüz sağlam değilse, tezinizi ikna edici bir şekilde anlatamamışsınız demektir. Ne kadar iyi bir tez yazarsanız yazın, sonuç kısmını boşlarsanız, jüri de sizi boşlar.”

kapatmak amacıyla, bu çalışma (şu teoriyi, yöntemi, kavramı kullanarak) literatürdeki hakim yaklaşımlardan farklı bir argüman ortaya koymaktadır. Bunu da şu vaka(lar) üzerinden tartışmaktadır.”

Yani tez sorunuzu, konunun önemini, literatürdeki boşluğu, sizin getirdiğiniz yeni bakış açısını teori/yöntem/vakaları- nız üzerinden birkaç sayfa/paragraf anlatarak sonuç kısmına başlayabilirsiniz. Bu kadar mı? Durun daha yeni başladık.

Bu genel anlatımdan sonra sonuç bölümünüzü 4 ana başlık üzerinden yazmanızı tavsiye ederim:

1-Hipotezlerinizin tartışılması

2-Tezinizin akademik literatüre katkısı

3-Çalışmanızın sınırlılıkları

4-Jüride gelebilecek sorulara yanıtlar

1- Hipotezlerinizin tartışılması: Hipotezlerinizin ne derece açıklayıcı olduğunu (saha) araştırmanızdan edindiğiniz bulgularla test edersiniz. Bu sayede açıklama gücü en yüksek olanı/onları vurgularsınız. Bu(nlar), araştırma sorunuza tezinizin verdiği ana yanıt(lar) olacaktır.

2- Tezinizin akademik literatüre katkısı: Bu kısma çok önem verin, çünkü jüri doğrudan bu konuya odaklanacak ve hatta tezinizde katkınız net değilse bu soruyu savunmanızda size soracaktır. Dünkü zincirde de belirttiğim gibi ampirik, teorik, kavramsal vs. birçok katkı öne sürebilirsiniz. Sonuç bölümünde bu katkıları İKNA EDİCİ bir şekilde (örneklerle vs) detaylandırmanız ve kanıtlamanız gerekmektedir.

3- Çalışmanızın sınırlılıkları: Bu kısımda çeşitli nedenlerden ötürü (para, zaman, dil) tezinizde yer veremediğiniz konuları vurgulamaksınız. Örneğin; dil engelinden dolayı bazı kaynaklara erişemediniz. Zaman kısıtlılığından ötürü şu vakalara odaklanamadınız, finansal imkansızlıklardan saha araştırmanız kısıtlı kaldı. Tabii doktorada mutlaka Tübitak/YÖK/ Fulbright vs. araştırma bursu alıp saha araştırması yapmalısınız. Türkiye’de bazı okullarda sahaya inmeden doktora verilebilir. Bu durum sizi yanıltmasın. Saha araştırması olmadan doktora tezi olmaz. Sadece literatür taraması ve basın/demeç analizi ile yüksek lisans tezi olur ama doktora tezi OLMAZ. Ne yapıp edin sahaya inin.

Önemli not: Kantitatif çalışanların çeşitli verisetlerini kullanarak yaptıkları analiz de bence saha araştırması sayılır.

Başka bir sınırlılık, siz tezi bitirirken çok önemli olaylar olur korona gibi, onu tezinize ekleyecek zamanınız kalmamıştır. Sonuç kısmında bu son dakika gelişmelerinden bahsedip ileriki çalışmalarda detaylandırılması gerektiğinin altını çizersiniz.

Konunuzla doğrudan ilintili olmayan ama vakanızı etkileyen gelişmeler vardır, onları da kısaca belirtip, neden sizin tezinizin onlara odaklanmadığını da anlatırsınız. Bir de vaka çalışmanızdan edindiğiniz bulgunun ne derece diğer vakalara genellenebilir olduğunu da tartışın.

4- Jüride gelebilecek sorulara yanıtlar: Jürinin size sorabileceğini düşündüğünüz sorulara bu kısımda yanıt vermeye çalışın. Bunun için mutlaka güvendiğiniz birkaç kişiye tezinizi okutun ve onlardan zor sorular bekleyin. “Bu ne işimize yarayacak” sorusunu zaten yanıtlamanız lazım.

Onun dışında vakalarınızla, şeçtiğiniz alt konular, kavramlar, teori, yöntem ile ilgili ne gibi zorlayıcı sorular gelebilir. Onları önceden düşünün ve aklınıza gelen soruları sonuç bölümünüzde yanıtlamaya çalışın.

Muhtemelen jüri, neden bu aktörlere/vakalara/teoriye/ yönteme odaklanmadın gibi bir soru soracaktır. Ben doktora tezimde Türkiye’deki siyasi partilere odaklanıp, neden kamuoyuna odaklanmadığımı anlatmıştım. Jüride neden iş çevrelerine odaklanmadın sorusu geldi. Tabii sonra ekledik.

Başka bir örnek; Türkiye’nin Suriye politikasını Neoklasik realizmle anlatırsınız, jüri size neden Dış Politika Analizi literatürüne odaklanmadın diye sorabilir. Önceden bu tarz sorulara yanıtlarınızı bu kısma yazarsanız çok iyi olur.

Olası soruları tez hocanızla tartışıp ortak bir strateji belirleyin. 2018’de tez öğrencim Özge Taşkın ile bu konuda epey kafa yorduk. Özge’nin jürisi 30 dakikadan az sürdü, çünkü Jüri üyeleri soracak çok soru bulamadı. Çünkü Özge birçoğunu zaten sonuç kısmında önceden yanıtlamıştı.

Şu etken de önemli. Gelebilecek sorular hakkında düşünecek zamanınız olacak mı? Birçok öğrenci tezini son saniyeye kadar yazdığından bir sonraki aşamayı düşünme fırsatı bulamıyor. Tavsiyem mutlaka öngörülen tez teslim tarihinden 5-7 gün önce tezi bitirip okuyun, okutun, tartışın.

Sonuç bölümü kaç sayfa olmalı? Bence kısa olmasın. Yüksek Lisans tezinde 5-10 sayfada sonuç kısmı toparlanıp halledilebilir ama doktora tezinde anlatacağınız çok şey, paylaşacağınız çok bulgu olacaktır. Benim doktora tezimin sonuç kısmı 35 sayfa kadardı. Kural yok ama öyle işte.

Bir de belirtmeden geçemeyeceğim. Şöyle bir şehir efsanesi var: “Sonuç bölümünde referanslama yapılmaz”. Böyle saçma bir eğilim var bazı çevrelerde. Tez ve makalelerin sonuç kısmında referanslama yapılmazmış. Oldu zanım:)

Geçende yazımı gönderdiğim bir derginin hakemi de aynısını söylemiş. Gerekli “akademik” yanıtı verince geri adım attı. Böyle bir yazılı kural YOK arkadaşlar. Gerekli gördüğünüz yerde referansı yapıştırın. Ben makale abstractında bile referanslama yapan gördüm.

Tez yazımı serimizi burada bitiriyoruz arkadaşlar. Tez yazım süreçlerinize katkı sağlaması dileğiyle. Sağlık ve bilim dolu bir hafta dilerim.

Seçkin Barış Gülmez

Twitter: https://twitter.com/sbarisgulmez

E-posta: baris.gulmez.2009@live.rhul.ac.uk

Seçkin Barış Gülmez Hocanın Diğer Yazıları


Akademik çalışmalarınızda fayda sağlayacak programlar, uygulamalar, siteler ve araçları bir sayfada topladım. Sayfaya gitmek için TIKLAYIN


  • Akademik paylaşımlar
  • Açık arşiv siteleri
  • Ücretsiz kurslar
  • Burs ilanları
  • Kongre/Sempozyum ilanları
ve akademik çalışmalarınızda büyük kolaylıklar sağlayacak pek çok şey paylaştığım Telegram kanalımı takibe alarak haberdar olabilirsiniz.

Link: https://t.me/Cenk_Akademi

Not: Telegram Kanalımı takibe alanlar birbirlerini göremez ve özelden mesaj yazamazlar. Ayrıca tüm paylaşımlar sadece yönetici tarafından yapılır.

Paylaşımlar 19:00-22:30 saatleri arasında yapılmaktadır. 


5 Yorumlar

  1. Bu zamana kadar neden bu siteyi keşfetmedim ki. Çok şey kaçırmışım. Çok teşekkür ederim hocam. Sitenizi arkadaşlarımla paylaştım onlarda biliyorlarmış. Ben geç farkettim ama harika şeyler paylaşıyorsunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Bunun gibi yazıların mail adresine gelmesini ister misin?
      link: https://forms.gle/BW84XNpLLAhqGGjB6
      Yukarıdaki form'a mail adresinizi yazarsanız sitede paylaştığım Akademi üzerine yazılar ücretsiz olarak mail adresine gelir. Beğenmediğiniz taktirde ise mail adresi aboneliğinden çıkabilirsiniz.

      Sil
  2. mükemmel bir site kurmuşsunuz sizi tebrik ederim. çok fazla istifade ediyorum. Allah razı olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim. Ne güzel daha içerikler yüklemeye devam edeceğim..

      Sil
  3. Cenk bey merhaba, öncelikle faydalı yazılarınız için çok teşekkürler ...
    Yazılarınızın mail adresimize gelmesi için ne yapmamız gerek? Verdiğiniz linke ulaşılmıyor...
    Selamlar

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski

Comments