Mustafa Reşit Paşa

Kısaca Mustafa Reşit Paşa Kimdir?

"Mustafa Reşit Paşa, İstanbul'da 13 Mart 1800 tarihinde doğdu. Ailesinin durumu parlak değildi. Camilere devam ederek arapea ve farsça, konaklara ve kalemlere giderek fransızca öğrenmiye gayret etti. Eniştesi Ispartalı Seyid Âli Paşa ile Mora'da bulundu. Osmanlı Rus harbinde "1828-1829" orduda kitabet vazifesini gördü. Bu memuriyeti sebebiyle II.Mahmud’un dikkatini çekti ve himayesini kazandı. Edirne andlaşması görüşmelerine Türk heyetinin kâtibi sıfatiyle iştirak etti. Mısır buhranının birinci merhalesine son vermek maksadiyle toplanmış olan Kütahya konferansında "1833" Halil Rifat Paşa ile birlikte Bab-ı Âli'yi temsil etti. 1834 de Paris elçiliğine tayin edildi. Viyana'da Prince de Meternich ile görüştü. Paris'te kaldığı müddetce 1830 Temmuz'ihtilâli neticesinde kurulan yeni Fransız rejimini, meşrutî kırallığı tetkik etti." (Karal 1947:109)

"1836 da Londra'ya elçi tayin edildi. İngiltere'yi ve İngiliz'leri tanıdı. Bu memuriyetleri vesilesiyle Almanya ve İtalya'yı da dolaştı. Roma'da papa ile bile görüştü. Bu son olay üzerine diplomatik çevrelerde "Türk hıristiyan oldu" lâtifesi yayılmıya başlandı. Reşit Paşa'yı tanımış olanlar bu lâtifeye "Papa Türk oldu" sözü ile mukabelede bulundular. Bu memuriyet ve seyahatleri ile Mustafa Reşit Paşa, modern Türk diplomasisinin okulunu kurmuş oldu. 1836 yılının sonbaharında Dışişleri bakanlığı müsteşarlığına, bir yıl sonra da Dışişleri Bakanlığına tayin olundu. 1839’da okuduğu ve ilân ettiği Gülhane Hatt-ı Hümayunu ile Osmanlı imparatorluğunda Tanzimat devrini başlattı. Islahat taraftarlarına, gerçek ıslahat hedefini gösterdi: Osmanlı devletine garpli düşünceyi sokmak ve garpli müesseseleri almak.. Ali ve Fuat paşaları bu hedefe doğru yürüyecek yolcular olarak yetiştirdi. Osmanlı imparatorluğunda her büyük ıslahatçının suratına atılan çamur ona da sıçratıldı: Şeriat düşmanı, kâfir mukallidi olarak tavsif edildi. Dar düşüncenin bu kıymet hükümlerine ehemmiyet vermedi. Islahat fermanı devrine kadar üç defa sadrazam oldu. Her defasında yenilik fikir ve teşebbüsünün meşalesini elinde tuttu." (Karal 1947:110)

Kaynakça

Karal, E. Z. (1947). Osmanlı Tarihi VI. Cilt: C. VI. Türk Tarih Kurumu Basımevi.