Bosna-Hersek’in Avusturya Tarafından İşgal Edilmesi

Bosna-Hersek’in Avusturya Tarafından İşgal Edilmesi

"Berlin Kongresi ve Antlaşması'nın bir diğer sonucu da, Doksanüç harbinin ilk be­ lirtilerinin ortaya çıktığı Bosna-Hersek'in Avusturya-Macaristan'm himayesine bırakılmasıydı. Antlaşmaya göre, Bosna ve Hersek, geçici olmak kaydıyla Avusturya'nın işgali ve yönetimine verilmiştir." (Kurşun 2013:70)

"Berlin Kongresi'nde işgalin şartları konusunda bir karar alınmadığından bu konu, iki devlet arasındaki müzakerelere bırakılmıştı. İşgali mümkün olduğunca ge­ ciktirmek isteyen Osmanlı Devleti ise, oyalayıcı bir tavır sergilemiştir. Nitekim, Osmanlı temsilcileri, işgal müddetinin tayin edilmesini ve ayrıca Osmanlı memurlarının görevlerinde bırakılmasını isteyince müzakereler uzamış, bu durumda Avusturya Bosna-Hersek'i işgal etmeye başlamıştır. Bunun üzerine II. Abdülhamid, işgal şartları tespit edilmeden Avusturya ordusunun bölgeye girmesine engel olunması için İngiliz kraliçesine bir telgraf çekmiş ancak istediğini elde edememiştir." (Kurşun 2013:70)

"İşgal esnasında, özellikle Bosna Müslümanları, Avusturya'ya hemen teslim ol­ madı ve karşı koymaya çalıştı. Hatta, bölgede mevcut olan az sayıdaki Osmanlı askeri de onlara destek verdi. Ayaklanma, önce Bosna şehrinde patlak verdi ve Bosnalı Müslümanlar, Hacı Salih Efendi'yi hükümet reisi ilan ederek onun liderliği altında toplandılar. Salih Efendi bir beyanname neşrederek, Bosnalıların servetlerinin bir kısmını bu mücadeleye ayırmalarını ve ayrıca savaşabilecek herkesin sila­ ha sarılmasını istedi. Bu şekilde binlerce kişi toplanmış, bunun üzerine de Avusturya işgal gücünü arttırmak zorunda kalmıştı. Aynı dönemde, Podgoriça'nın Karadağ'a ve Vranye'nin de Sırbistan'a verilmesi üzerine, Kuzey Arnavutluk'ta Arnavutlar tarafından geçici bir hükümet kurulmuş ve mücadele başlatılmıştı." (Kurşun 2013:70)

"İki aya yakın Avusturya ordusuna direnen Boşnaklar sonunda işgale engel olamadılar. 29 Temmuz'da başlayan işgal süreci, 20 Ekim 1878'de tamamlandı. Böylece, dört yüz yıldır Osmanlı hâkimiyetinde olan Bosna-Hersek'te Türk idaresi so­ na ermiş oldu. II. Meşrutiyetin ilan edilmesiyle başlayan süreçte de, 7 Ekim 1908'de Bosna-Hersek'in Avusturya-Macaristan toprağı olduğu resmen ilân edildi." (Kurşun 2013:70)

"İşgal tamamlandıktan yaklaşık altı ay sonra iki devlet arasında, Bosna-Hersek meselesi konusunda nihai bir antlaşma da yapıldı. 21 Nisan 1879'da imzalanan bu antlaşmaya göre; "Osmanlı padişahının işgal edilen bölgedeki egemenlik hakları aynen devam edeceği gibi, hutbelerde halife sıfatıyla adı da okunacaktı. Dini kurumlara müdahale edilmeyecek; Avusturya, belirli bir süre tayin etmeksizin BosnaHersek'i yönetecek; bölgeden elde edilen gelir, yerel ihtiyaçlar için sarf edilecek; eski memurlardan uygun olanlar istihdam edilmeye devam edeceği gibi yeni kadrolara da mümkün mertebe mahalli halktan atama yapılacak; arda kalan savaş malzemesi Osmanlı Devleti'ne iade edilecek; Yenipazar Sancağı'nda üç bölge Avusturya tarafından işgal edilecek, ancak buralarda Osmanlı askeri de bulunacaktı."" (Kurşun 2013:70-71)

"Görüldüğü üzere, Osmanlı Devleti'nin hakları, 1908'deki kesin ilhaka kadar resmen sürmüş olmasına rağmen, Bosna-Hersek fiilen Avusturya tarafından yönetilmiştir. Diğer yandan, tıpkı İngiltere'nin Kıbrıs'a yerleşmesinde olduğu gibi, Bosna Hersek'teki işgal ve yönetim de geçici olmamış ve neticede burası, II. Meşruti­ yetin ilanından sonra, doğrudan Avusturya'nın bir toprağı hâline getirilmiştir. Bu husus, Avrupalı büyük devletlerin o dönemde güttüğü emperyalist ve yayılmacı politikalara tipik bir örnek oluşturmaktadır" (Kurşun 2013:71)

Kaynakça

Kurşun, Z. (Ed.). (2013). Osmanlı Tarihi (1876-1918) (1. bs). Anadolu Üniversitesi Fakültesi Yayını.

Yorum yap

Daha yeni Daha eski

Comments