Çağdaşlaşma Nedir?

Osmanlı yenileşme hareketleri dahilinde Çağdaşlaşma nedir? Çağdaşlaşma ne anlama gelmektedir? Kısaca Çağdaşlaşma ne demek?

Çağdaşlaşma nedir, ne anlama gelmektedir?

Osmanlı Yenileşme Hareketleri Serisi:


Fransızca’dan gelen sekülarizm kelimesi çağdaşlaşma kelimesine hem anlam hem de köken açısından daha yakındır. Osmanlı’da olup bitenleri çağdaşlaşma yada sekülarizm ile ifade etmek daha doğrudur.

Türkçe’ye Fransızca‘dan  giren laiklik; İslam, Osmanlı, Türk din ve siyasi geleneğine yabancı bir terimdir. Laiklik daha çok din ve devlet ya da dünyevi kutsal otoriteler arsında olması beklenen farklılaşma ve ayrışmayı anlatır. Ancak Osmanlı’daki durum din-devlet ayırımı davası olmaktan çok daha geniş bir davadır.

Laiklik veya Laicisme, Katolik Hıristiyanlığın yayıldığı halkların dilinde, özellikle Fransızca‘da kullanılmıştır ve halksallaştırma demektir. Bu sözcük sekülarizme sözcüğünün kapsadığı anlamı taşısa da Osmanlı döneminde çağa uymak ya da onun gereklerine uyacak biçimde gelişme anlamı, dincilerin elinde kötü bir kavram durumuna getirilmiştir. Ziya Gökalp, belki de bu sözcüğe yüklenen kötü anlamından kurtarmak için, muasırlaşmak kelimesini kullanmıştır.

Sekülarizm kavramı politik bir otoriteler çatışmasının yanı sıra bir süreç olarak belirli bir toplumdaki sosyal ve kültürel yapıların kutsal olandan dünyevi olana doğru kayması, dönüşüm geçirmesini anlatır. Burada ele alınan toplum yaşamının hangi yanları üzerinde gelenek göreneklerin yerine, zamanın gerekleri insan davranışlarına yol gösterecektir sorunudur. Din geleneğin en son sığınağı, en son savunma kalesidir. 

Çağdaşlaşma kelimesinin özü laikleşme kelimesinin söylemek istediği gibi toplumu bu dinselleşme hummasının yakasından kurtarma işi imiş gibi gözüküyor ve burada laiklik ve sekülarizm terimlerinin anlamları, ayrı köklerden gelmesine rağmen birbirine uyuyor. çağdaşlaşma ile dinselleşme birbiriyle aşağı yukarı çağdaştır. Yani her çağdaşlaşma döneminin arkasından bir dinselleşme humması başlar. Osmanlı‘da çağdaşlaşma asıl sorun, kutsal-dini sayılan alanın ekonomik, teknolojik, siyasal, eğitim, cinsel, bilgisel yaşam alanlarında daralması, etkisizleşmesi sorunudur. Buna karşı olanlar gerici olarak tanımlanırlar.

Kaynakça

Niyazi Berkes, Türkiye'de Çağdaşlaşma